Sitemizin yazarlarından köşe yazıları... Türkiye'nin nabzını buradan tutuyoruz!
 
AnasayfaKapıTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kürşad Bozkurt



Mesaj Sayısı: 38
Kayıt tarihi: 12/12/09

MesajKonu: Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)   Paz Ara. 20, 2009 3:13 pm

Bildiğiniz üzere ülkemiz yakın tarihinin en zor günlerinden birini yaşıyor. Ortam zaten gerginken benim amacım ortamı daha da germek değil. Hatta tam tersine bu ortamı sakinleştirmek için herkesin bilmesi gerekenler. Tarihimizde hiç bu kadar zor günler yaşamadık, nedeni ise açık; gencimiz uyuyor… Türk tarihinde hiçbir zaman Türk genci bu kadar “kültürsüz” ve bu kadar “umursamaz” olmamıştı. Umursamazlık; Türk’e, İslam’a. Bu umursamazlığın temeline bakmak gerekli; bozulan TÜRK kültürü, Türk töresi ve İslam ahlakı…

Ziya Gökalp’ın “Türkçülüğün Esasları” adlı kitabından bir ölüm aklımda canlanıyor. Kitap da “Büyük milletlerden her biri, medeniyetin özel bir alanında birinciliği kazanmıştır. Eski Yunanlılar estetikte, Romalılar hukukta, Yahudilerle Araplar dinde, Fransızlar edebiyatta (…) Türkler de ahlakta birinciliği kazanmıştırlar. Türk tarihi; baştanbaşa, ahlaki erdemlerin sergisidir.” diyor. Türk ahlakını yok etmek demek Türklüğün “ahlak” dalındaki birinciliğini sonlandırmak demektir. Ve paragrafın başında da dediği gibi “Büyük milletlerin her biri, medeniyetin özel bir alanında birinciliği kazanmıştır.” Türk birinciliği kaybetmekle birlikte “büyüklüğü” de kaybedecektir… Ama asıl sorun bu değil, Türk aile ve kültür yapısı temelinden sarsılacaktır-ki günümüzde sarsılıyor- şimdi de Oğuz Kağan’ın Türklük Dua’sı kulaklarımda yankılanıyor << AMAN TANRI ! TÜRK aile, töre ve disiplinini her şeyden evvel muhafaza et! >> Oğuz Kağan, Türk aile, töre ve disiplininin önemini burada oldukça iyi bir şekilde vurgulamış… Günümüzde Türk ahlakında eser bulamak ne mümkün !? Televizyonumuzu açıp bir bakalım, tamamıyla Türk aile ve töresine kast eden içerikliler. Televizyonlarda yirmi dizi varsa yirmisi de açık saçık? Televizyon da sözde “Türk” ve “Müslüman” insanları canlandırıyorlar… Bu nasıl Müslümanlık affınıza sığınarak televizyonda “fahişelik” yapmayan Müslüman(!) oyuncu kalmadı !? Ya Türk !? Bu insanlar kendilerini Müslüman olarak nitelendirdiği zaman ben ızdırap duyuyorum. Medyamız “Siyonizm” egemenliğinde…
İşte gençlere en büyük darbe buradan geliyor, genç de televizyonda gördüğü gibi yaşamak istemez mi? Örnek vermek gerekirse eski romanları kullanarak birçok dizi çekilmiş ancak roman ile alakası olmayan diziler çıkmış ortaya. Dizilerde ailenin içinde kötü yola düşmemiş bayan kalmıyor, kitap öyle mi peki !? Siz bu diziyi izleyen gençten ne bekleyebilirsiniz, Türk töresine sahip çıkabilir mi?

Gençler bugün Türkiye’de her şey’i “güllük, gülistanlık” zannediyorlar… Haklılar yine “Siyonist” medyamız sağ olsun olayları çok güzel bir şekilde örtüyorlar. Bugün çıkıp bir anket yapalım Türkiye’de haber izleyen genç sayısı %50’yi geçmez, %50 olmaz bile… Ama dizi izleyenlere bakalım; %90 illaki bir dizi takip ediyordur… Dizi izlemek tabi ki kötü bir şey değil ama memleketimiz diziler ile kurtarılmadı, düşmanını tanımadan savaşa hazırlanıyorsun; peki ya nasıl savaşacaksın? Çanakkale kulağı televizyonda dizi izlemedi mükâfatını savaşı kazanarak aldı. Çünkü düşmanını tanıyordu!
Yine sokağa çıkalım ve soralım “Türkiye’nin düşmanı kim?” diye, gelecek cevapları duyar gibiyim “PKK”, “Amerika düşman”,“Herkes düşman” peki ya neden, nedenini söyleyeyim bir yerlerden bir şeyler duymuş yorum yapıyorlar. Herkes düşman diyen aslında doğru diyor ama acaba ne dediğini biliyor mu !? PKK düşman evet, ama PKK nasıl bir düşman hiç düşündük mü? Her gün şehit geliyorsa her şey yolunda mıdır? Türkiye’yi düşünen genç çok az? Haklılar, onları bu devşirme düzen bu şekle soktu. Genç sınavlara çalışacak arta kalan zamanda da eğlenecek; ne biliyim bara gidecek, sinemaya gidecek, bilardoya gidecek, -yine affınıza sığınarak- genel eve gidecek… Ama Camii’ye giden yok, kütüphaneye ders çalışmak haricinde giden yok, interneti Türk için, İslam için kullanan yok, yok!

Eğer bugün milliyetçi bir genç; milliyetçiliği yüzünden dışlanıyor, sevdiği tarafından sevilmiyor ise Türkiye de çok büyük sorunlar var demektir. Ülkemizde Türk milletini sevmek, İslam’a uygun hayat sürmeye çalışmak siyasi düşünce olarak görülüyor… Bir diyalog örneği verelim
<< -Bence bu denli siyasi bir düşünceye sahip olmak, bu yaşta çok yanlış.
-Ben ülkümü siyasi düşünce olarak görmüyorum çünkü "dava adamları o davanın şartlarını ve gereklerini kendi kişiliklerinde gösteremezlerse o davayı bir adım öteye götüremezler" davamızın şartları ve gerekleri de çalışmak, dürüst olmak, Allah'a kulluk görevlerimizi tam yapmak gibi...
-Hayır, bu tamamen bir siyasi düşünce, ben CHP liyim, ben Mhpliyim der gibi… bu senin başına ilerde çok iş açacak ve düşünceni başkalarına yayma çabanda çok yanlış. çok yanlış hem de bırak sana kalsın senin düşüncen >>
Bu başımdan geçen gerçek bir diyalogdur. Ben fikrimi saklarsam ne olur; işte bu olur, ülkemde açılımlar yapılır, ülkem karış karış özelleştirilip gavura satılır ve herkes buna seyirci kalır!

Türk gencinin kültürsüzlüğü ve umursamazlığı milletimizin başına çok dert açacak, açtı da…
Siyasete bir bakalım; bu kadar terbiyesiz olunmaz, ne kadar terbiyesiz, ağzı bozuk varsa hepsi dolmuş Gazi Meclisimize… Bir ülkenin başbakanı nasıl olurda mecliste “Başkan sen mi susturacaksın, yoksa ben mi susturayım” der, nasıl olur da bir bölücü başına “Sayın” der! Bunlar her şey’in “güllük, gülistanlık“ olduğunun(!) kanıtıdır… Her akşam televizyonu görünce içi kan ağlamayan lütfen “Türk’üm” demesin! İçimiz yanıyor, içimiz; bu benzetme değil gerçek mana da yanıyoruz… Güneydoğu alev alev yanıyor! Utanmaz siyasetçiler de çıkıp birbirlerine sataşıyorlar.
Şimdi soruyorum daha yeni yedi şehit verdik. Şehidi kim verdirdi; sağ mı, sol mu? Şehit kimin şehidi sağ’ın mı, sol’un mu? Şehit hepimizin, düşmanımız ortak! Birbirinizi yiyene kadar kanı durdurun! Ha, bazıları da diyor ki “Analar ağlamasın, ülkemizin güneydoğusunu verelim gitsin, sonuçta analar ağlamasın” bu kadar saçma bir düşünce olabilir mi?

Asıl düşman işte bunlar, PKK değil! Asıl düşman halkın gözünü boyayanlar. Asıl düşmanımız Şehitlerimizi unutturanlar. Beğler siz birbirinizi yiyene kadar birlik olup teröristleri yiyin! Nerede!?

Yine en başa döndük, şehitlerimizin tüm sorumluluğu “umursamazlardadır” Ey umursamaz gençler, şehitler sizin şehidiniz değil mi, kim için şehit oluyor bu kadar yiğitler !?
Gencimiz biraz umursasa der ki “Durun bakalım Beğler, ne oluyor burada, ‘Köpeksiz köy buldunuz, değneksiz dolanıyorsunuz’ haddinizi bilin!” der bakalım siyasetçisi artık kavga edebilir mi?
Gencimiz ne diyor “Bana dokunmayan yılan kırk yaşasın” evet Türkiye’ye dokunduğu zaman size dokunmuş olmuyor değil mi? Ne demişti MHP reklamında “Herkes=TÜRKİYE”

Buradan bu yazıyı okuyan tüm gençlere sesleniyorum; birazcık olan şeylerin farkına varın. Atsız satırları zihnimde dolanıyor “Olan şeyler azcık damağını yorsun/ Biliyorum elbisemle eğleniyorsun! (…) Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda/ Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda”

“Adım, adım; karış, karış bu memleket hepimizin!” diyor Arif Şirin şiirinde… Bilge Kağan da “Ey Türk titre ve kendine dön” diye uyarıyor ****** “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyor.
Allah(c.c) Kur’an da buyuruyor “Size karşı savaşanlarla siz Allah yolunda savaşın” haydi, haydi yeni akına! Savaş hep silahla olmaz elinize kalem kâğıt alın kılıçtan güçlü olun, ağzınızı kullanın en büyük makineli tüfekleri devirin!
Oğuz Kağan’ın duasından;
TÜRK‘e zevk ve rahat verme !
Bilakis zahmete kavuştur !
Zahmetle yürekleri, bedenleri demir gibi olsun !
Bu sayede TÜRK‘e yüksek çalışma kudreti verirsin !
Milli kuvvet, namus, ahlak, azim , sebat, ideal, TÜRKÇÜLÜK ruhu,
yurtseverlik, ilim, sanat teşkilatı, intizam, beden kuvveti ve zenginlik i
le hasıl olduğundan; TÜRK‘e bunları ver !
TÜRK‘ten hırsız, namussuz türerse hemen kahret !
TÜRK‘e benlik, hem de yüksek bir benlik ver !
TÜRK nefsine karşı itimat sahibi olsun !
TÜRK‘ü muhakemeli, ciddi adam olarak yarat !
Hissiyatına kapılıp, öfke ile ayaklanmasın !
Birden barut gibi parlamasın ! Daima soğuk kanlı olsun !
TÜRK‘ü her milletten cesur yarat !
Öç almayı TÜRK asla unutmasın !
TÜRK‘ün gönlüne her şeyden,
hatta kursağına ekmek koymasından da evvel TÜRK‘lük sevgisini koy !

Acunu (Dünyayı) Yaratan Yüce Tanrı !
TÜRK‘e insaniyetten evvel kendi milletini düşündür.
İnsanların insaniyet dedikleri şey,
göz boyamak için icat edilmiş bir boyadır.
İnsaniyet maskesi taşıyan öyle milletler vardır ki
maskelerinin altında canavarlar yaşar.
İnsaniyeti gören olmadı.
TANRI, TÜRK‘e sağlam, kalıcı irade ver!
Güçlüklerde, sabrını, tahammülünü ve gayretini arttır!
Ona esas seciye olarak vazife muhabbeti ve mesuliyet duygusu ver!
Mesuliyeti TÜRK insanından eksik etme!
En büyük kuvvetin TÜRKLÜK aşkı olduğunu TÜRK‘e öğret!

Bu dua’yı sonuna kadar okuyarak işe başlayabilirsiniz, haydi gençler Merhum Başbuğ’um Alparslan Türkeş’in dediği gibi “ Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.”

Ve Yine Başbuğ uyarmıştı “Gençliğimizi büyük bir savaş beklemektedir. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığa karşı büyük bir savaş.” Haydi gençler, bu savaşı biz kazanalım, Türklerin büyük galibiyetlerine bir yenisini de biz ekleyelim! Ve bir isteğim de eğer ülkeniz için çalışmaya karar verdiyseniz susmayın! Çevrenizi durmaksızın uyarın, sizi kimse yıldırmasın!

Allah (c.c) Türk’ü korusun ve yüceltsin! Allah(c.c) yardımcımız ve yardımcınız olsun! Allah(c.c)’ın selamı üzerinize olsun!

20/12/2009
Kürşad BOZKURT
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.facebook.com/pages/Kursad-Bozkurt/287146740401?ref=ts
TgK



Mesaj Sayısı: 16
Kayıt tarihi: 21/12/09

MesajKonu: Geri: Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)   Ptsi Ara. 21, 2009 2:46 am

Yazının bütününde örneklemelere biraz fazla yer verdiğinizi düşünüyorum. Daha doğrusu, örnekleme demeyeyim de, alıntı diyeyim ben ona. Örneklemeler zenginlik katarlar yazıya ancak alıntılar için aynısını söyleyemem. Alıntılar yazıyı sadece uzun ve fazla gösterirler. Yazardan rol çalarlar. Okuyucuyu sıkarlar. Yazıyı sıradanlaştırırlar.

"Türk Genci hiçbir zaman bu kadar kültürsüz olmamıştı." tespitinize katılmıyorum. "Kültür" dediğimiz şey dil, din ve tarihin bileşkesidir. Türk Genci'nin dilini, dinini ve tarihini en iyi bildiği dönem Osmanlı'nın son dönemleridir. O dönem belki de Türkiye Türkleri'nin en parlak dönemidir. Osmanlı'da da dinini çok iyi bilen insanlar varsa da dil ve tarih konusunda sınıfta kalırlar. Bu sadece Osmanlı'nın son döneminde böyledir ve cumhuriyet kadroları bu insanlardan oluşmuştur. Sonra 40-60 arası nesil gelir. Çünkü o dönem de cumhuriyetin kazanım ve atılımlarının meyvelerini verdiği dönemlerdir. Bunlardan sonra ise, bugün gelir, bugünkü gençler gelir. İsterseniz uzun uzun tartışabiliriz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
erhancan61



Mesaj Sayısı: 2
Kayıt tarihi: 14/12/09

MesajKonu: Geri: Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)   Salı Ara. 22, 2009 7:51 pm

"Türk Genci hiçbir zaman bu kadar kültürsüz olmamıştı." tespitinize katılmıyorum ona kültürsüz demiyelim de boyun eğme gerçekleri görmeme desek daha iyi olmaz mı_?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kürşad Bozkurt



Mesaj Sayısı: 38
Kayıt tarihi: 12/12/09

MesajKonu: Geri: Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)   Çarş. Ara. 23, 2009 8:17 pm

erhancan61 demiş ki:
"Türk Genci hiçbir zaman bu kadar kültürsüz olmamıştı." tespitinize katılmıyorum ona kültürsüz demiyelim de boyun eğme gerçekleri görmeme desek daha iyi olmaz mı_?


Bence olmaz... Çünkü kültür Tgk isimli arkadaşımızın da dediği gibi "dil,din ve tarih" bileşkesidir... Madde madde ele almak istiyorum;

1-Dil ; Şuanda dilde olan yozlaşmanın farkına varmamak mümkün değil! Her dükkânda yabancı isimler; internette yarı Türkçe, yarı yabancı isimler vs. dildeki yozlaşmanın en belirgin özelliğidir. Türk genci dilinin farkına varamıyor aksine katili olmaya can atıyor! Bu konuda "Bye Bye Türkçe" adlı kitabı okumanı "şiddetle tavsiye" ederim!

2-Din ; Yazımda da bahsettiğim gibi Türk genci İslam'a git gide uzak kalıyor. Bir şiir vardı diyordu "Türk milleti İslam'a bu kadar cahil kalamaz!" diye evet, durum bundan ibaret millet özellikle yine genç kesim dinine sahip çıkamamakta hatta yozlaştırmakta, kötülemekte, dini gelenek göreneklere sahip çıkmamakta, bayramlara gereken önemi vermemektedir... Bayramlar en belirgin örnek; el öpmek, bayramlaşmak gibi İslam'i geleneklerin yerini "üç günlük tatili hangi tatil köyünde geçirsem?" sorusu aldı!? Din konusuna da uzak kaldık!

3-Tarih ; Şimdi gelelim tarihe! Bir televizyon kanalında -reklam olmasın diye belirtmiyorum- bir araştırma yapmıştılar AnaHaber bülteninde sunmuştular... Teker teker gençlere tarihi kişileri sormuştular. Bu simalar arasında tanınmayanlar; Kenan Evren(Binlerce İnsan'ın Katili - Yakın Tarih), Cemal Sunay, Kâzım Karabekir, Enver Paşa vs. idi tanınan simalar ise "50Cent", "Sharkira" vs. şarkıcılar...
Bu konuda sizin de bir araştırma yapmanızın katkısı olacağını düşünüyorum tarihi olayları gençlere soralım bakalım "KURTULUŞ SAVAŞINI" ne kadar biliyormuşuz(!) acaba ******'ü ne kadar tanıyoruz! Türkiye sözde ******çü bir ülke; demek ki bu ülkede ****** tanınmıyor, tanınamıyor! Bu da tarih'i bilgisizlik ve duyarsızlık!

Popüler Kültüre değil Türk kültürüne bakmanızın yararı olacağını düşünüyorum çünkü yazıda bundan bahsediyorum. Bu nedenle hâlâ sözümün ardındayım! Türk genci kültürsüzlük içinde ve daha da batıyor tıpkı bir "bataklık" gibi! Allah(c.c) yardımcı olsun inşalllah!

Vesselam...

TgK demiş ki:
Yazının bütününde örneklemelere biraz fazla yer verdiğinizi düşünüyorum. Daha doğrusu, örnekleme demeyeyim de, alıntı diyeyim ben ona. Örneklemeler zenginlik katarlar yazıya ancak alıntılar için aynısını söyleyemem. Alıntılar yazıyı sadece uzun ve fazla gösterirler. Yazardan rol çalarlar. Okuyucuyu sıkarlar. Yazıyı sıradanlaştırırlar.

"Türk Genci hiçbir zaman bu kadar kültürsüz olmamıştı." tespitinize katılmıyorum. "Kültür" dediğimiz şey dil, din ve tarihin bileşkesidir. Türk Genci'nin dilini, dinini ve tarihini en iyi bildiği dönem Osmanlı'nın son dönemleridir. O dönem belki de Türkiye Türkleri'nin en parlak dönemidir. Osmanlı'da da dinini çok iyi bilen insanlar varsa da dil ve tarih konusunda sınıfta kalırlar. Bu sadece Osmanlı'nın son döneminde böyledir ve cumhuriyet kadroları bu insanlardan oluşmuştur. Sonra 40-60 arası nesil gelir. Çünkü o dönem de cumhuriyetin kazanım ve atılımlarının meyvelerini verdiği dönemlerdir. Bunlardan sonra ise, bugün gelir, bugünkü gençler gelir. İsterseniz uzun uzun tartışabiliriz.


Dediklerinize katılıyorum bir kaç fark dışında... Evet Türkiye Türklerinin en parlak dönemlerinden biri son dönemidir ve son döneminde Osmanlı Hükumeti ve Ankara Hükumeti olarak tabir ettiğimiz iki hükumeti de farklı farklı ele almak istiyorum!

Osmanlı Hükumeti I.Dünya Savaşını kaybeden taraftır! Sonunda da yıkılmaya mahkum olmuştur nedenini yine siz yorumunuzda belirttiniz; "dinini çok iyi bilen insanlar varsa da dil ve tarih konusunda sınıfta kalırlar" evet din konusunda iyiydiler yalnız dil ve tarihte sınıfta kaldılar ki sınıfta kaldıkları için Osmanlı Hükumeti KAYBETTİ! Belki tarih ve dil konusunda ileri olsalardı Osmanlı sınırlarında yaşıyorduk kim bilir, Allah bilir !?

Gelelim Kurtuluş Savaşını KAZANIP ülkemizi yeniden dirilten Ankara Hükumeti olarak tabir edilen Türkiye Cumhuriyeti'ne...
Din konusunda da ileriydiler ki İstiklâl Marşının Şairi M.Akif Ersoy imamlık yapmıştır. Kurtuluş Savaşını destekleyen imamların çoğu meclisteydi ve çoğunluk oluşturuyorlardı... Dil konusunda da Ziya Gökalp gibi insanlar çıkmış dilde reformu yaparak Türk dilini tekrar diriltmeye çalışmıştırlar ve çok şükür ki başarılı olmuşlardır. Bu dönemde Türk Dil Kurumu gibi köklü bir kurum açılmış, ****** "Güneş Dil Teorisini" ortaya atmıştır. Ve tarih... Yine bu devirde çok iyi tarihçiler ortaya çıkmıştır örnek vermek gerekirse Nihal Atsız! (Aynı zamanda Atsız dil bilimciydi de!) Bu dönemde Türk Tarih Kurumu gibi yine köklü bir kurum açılmış Türk Tarihi hakkında en önemli araştırmalar ****** tarafından yapılmıştır...
Bu konu uzar gider yalnızca özetlemeye çalıştım... Görüyoruz ki Kültürünü kaybeden Osmanlı Hükumeti savaşı ve varlığını KAYBETMİŞ, Ankara Hükumeti ve dolayısıyla yeni ve genç Türkiye Cumhuriyeti de savaşı ve bağımsızlığı KAZANMIŞTIR!


Ayrıca yazı konusunda da fazlaca alıntıya yer vermemin sebebi daha usta kişilerin bu konudaki fikirlerini de beyan etme isteğimdir... Bence bir yazıda oldukça fazla alıntı olmalıdır -alıntı derken fuzuli alıntılar değil tabi, o konuda ki usta kişilerin o konu hakkında sözleri veya kitaplarından kısa bir bölüm- Yazıda Merhum Türkeş'in, Gökalp'in sözlerine yer verdim çoğunlukla da OĞUZ ATA'nın duasına yer verdim... Bunun nedeni de Türk "budununun" kurucularından ve en büyük başbuğlarından biri olan Oğuz Kağan'ın bu konuda ne kadar kesin sözler söylediği ve bir nevi bugün ki Türk(!) Gencinin "kahrolmasını" istediğini göstermektir... [Ünlemi parantez içine almamın nedeni bugün sözde Türk genci olan bu gençliğin Türk sözcüğüne yaraşır bir gençlik olmadığını vurgulamaktır... ]

Yorumlarınız için teşekkür ederim; Allah(c.c)'ın selamı üzerinize, üzerimize olsun!


En son Kürşad Bozkurt tarafından Çarş. Ara. 23, 2009 8:37 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.facebook.com/pages/Kursad-Bozkurt/287146740401?ref=ts
TgK



Mesaj Sayısı: 16
Kayıt tarihi: 21/12/09

MesajKonu: Geri: Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)   Perş. Ara. 24, 2009 2:39 pm

"Türk Genci kültürsüzdür." demek kendi birikimlerini hiçe saymaktır, çabalarını hafife almaktır, kendini hor görmektir. Ben buna kesinlikle karşı çıkarım.

Türk Genci kültürsüz falan değildir. Aksine, kültürsüz olan gençler, gelişmiş ülkelerin gençleridir. Çünkü onlar refah içinde yaşadıklarından bir arayışta değillerdir. Arayışta olmadıkları için de, örneğin ABD'nin İngiliz mi İspanyol mu olduğu, 20 yaşındaki bir ABD vatandaşı için hiçbir önem arzetmeyecektir. Türkiye'de durum bundan çok farklıdır. Herkes olabileceklerin az çok farkında olduğu ve aynıları bundan 100 sene önce de yaşandığı için en apolitik genç bile siyasetin temel girdileri hakkında fikir sahibidir. Bu da sizin tespitinizin yanlışlığını ortaya koymak bakımından önemlidir.

O iki hükümeti farklı farklı ele alma hakkına sahip değilsiniz. Ankara Hükümeti'nde tam 7 tane Osmanlı Hükümeti Başbakanı, tam 24 tane Osmanlı Hükümeti Bakanı vardır. Siz bu adamları nasıl yok sayabilirsiniz ki? Ankara Hükümeti'nin yarısından fazlası Osmanlı Hükümeti'nden gelmedir. Aslında tamamı Osmanlı Hükümeti'nden kurulacaktır da, İngilizler o dönemdeki vekillerin büyük kısmını Malta'ya sürdüklerinden, içlerinde Ziya GÖKALP de olmak üzere, birçok fikir adamı Kurtuluş Savaşı'nı Malta'da geçirmek zorunda kalmıştır. Dolayısıyla, Osmanlı Hükümeti'nin birkaç bakanını ve başbakanını, hainlikleri tescilli olanlarını farklı olarak ele alabilecek olsanız da, o hükümetin içindeki insanlar devrin yetişmiş kadrolarıdırlar ve Kurtuluş Savaşı'nda çok büyük görevler almışlardır. Bakın, yukarıda sormuşsunuz, "Kurtuluş Savaşı'nı ne kadar biliyoruz?" diye... Kesinlikle yermek için söylemiyorum ama bu sitede yazarlık iddiasında olan bir insansınız. Yazar olacaksanız yazdığınız konu hakkında iyi bir bilgi birikimine sahip olacaksınız. Bence Kurtuluş Savaşı'nı siz de bilmiyorsunuz.

Ankara Hükümeti'nin içinde din adamları çoktur ama çoğunluk olacak kadar çok değil. =)) Bu konuyu anlatmak çok uzun sürer. Ben size bir kitap ismi vereyim. Konu hakkında az çok fikir sahibi olun. Ali SARIKOYUNCU/Millî Mücadelede Din Adamları. Mutlaka edinin ve okuyun. Kitabı bulmanız biraz zor olacaktır ama emin olun, arayışınıza değecektir.

"Güneş Dil Teorisi" taa 1930'ların olayıdır. Hatta tarihini yanlış hatırlamıyorsam 1937'lerin olayıdır. Tutup da bunu Osmanlı Hükümeti'ni kötülemek için kullanamazsınız. Bakın, uzun uzun anlatmak istemiyorum. Şu an bir yazı üzerinde çalışıyorum. Başlığı "Türkiye Cumhuriyeti'nin Temeli Kültürdür." Bu başlıkla www.milliyetciforum.com adresinde paylaştım. O başlığı takip ederseniz konu hakkındaki fikirlerimi daha iyi anlayabilirsiniz.

Son sözümü söyleyeyim artık, çok uzatıp başlığınızı çok fazla meşgul ettim. Osmanlı Hükümeti başarısız olup da devleti yıkmış değildir. Osmanlı Hükümeti devletin yıkılacağını anlayıp Ankara Hükümeti'ne katılmıştır. Bu insanları Osmanlı'nın yıkılışından sorumluymuş gibi gösteremezsiniz. Çünkü bana göre Osmanlı'nın yıkılışının en büyük sorumlusu Fatih Sultan Mehmed Han'dır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kürşad Bozkurt



Mesaj Sayısı: 38
Kayıt tarihi: 12/12/09

MesajKonu: Geri: Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)   Cuma Ara. 25, 2009 4:53 pm

TgK demiş ki:
"Türk Genci kültürsüzdür." demek kendi birikimlerini hiçe saymaktır, çabalarını hafife almaktır, kendini hor görmektir. Ben buna kesinlikle karşı çıkarım.

Türk Genci kültürsüz falan değildir. Aksine, kültürsüz olan gençler, gelişmiş ülkelerin gençleridir. Çünkü onlar refah içinde yaşadıklarından bir arayışta değillerdir. Arayışta olmadıkları için de, örneğin ABD'nin İngiliz mi İspanyol mu olduğu, 20 yaşındaki bir ABD vatandaşı için hiçbir önem arzetmeyecektir. Türkiye'de durum bundan çok farklıdır. Herkes olabileceklerin az çok farkında olduğu ve aynıları bundan 100 sene önce de yaşandığı için en apolitik genç bile siyasetin temel girdileri hakkında fikir sahibidir. Bu da sizin tespitinizin yanlışlığını ortaya koymak bakımından önemlidir.

O iki hükümeti farklı farklı ele alma hakkına sahip değilsiniz. Ankara Hükümeti'nde tam 7 tane Osmanlı Hükümeti Başbakanı, tam 24 tane Osmanlı Hükümeti Bakanı vardır. Siz bu adamları nasıl yok sayabilirsiniz ki? Ankara Hükümeti'nin yarısından fazlası Osmanlı Hükümeti'nden gelmedir. Aslında tamamı Osmanlı Hükümeti'nden kurulacaktır da, İngilizler o dönemdeki vekillerin büyük kısmını Malta'ya sürdüklerinden, içlerinde Ziya GÖKALP de olmak üzere, birçok fikir adamı Kurtuluş Savaşı'nı Malta'da geçirmek zorunda kalmıştır. Dolayısıyla, Osmanlı Hükümeti'nin birkaç bakanını ve başbakanını, hainlikleri tescilli olanlarını farklı olarak ele alabilecek olsanız da, o hükümetin içindeki insanlar devrin yetişmiş kadrolarıdırlar ve Kurtuluş Savaşı'nda çok büyük görevler almışlardır. Bakın, yukarıda sormuşsunuz, "Kurtuluş Savaşı'nı ne kadar biliyoruz?" diye... Kesinlikle yermek için söylemiyorum ama bu sitede yazarlık iddiasında olan bir insansınız. Yazar olacaksanız yazdığınız konu hakkında iyi bir bilgi birikimine sahip olacaksınız. Bence Kurtuluş Savaşı'nı siz de bilmiyorsunuz.

Ankara Hükümeti'nin içinde din adamları çoktur ama çoğunluk olacak kadar çok değil. =)) Bu konuyu anlatmak çok uzun sürer. Ben size bir kitap ismi vereyim. Konu hakkında az çok fikir sahibi olun. Ali SARIKOYUNCU/Millî Mücadelede Din Adamları. Mutlaka edinin ve okuyun. Kitabı bulmanız biraz zor olacaktır ama emin olun, arayışınıza değecektir.

"Güneş Dil Teorisi" taa 1930'ların olayıdır. Hatta tarihini yanlış hatırlamıyorsam 1937'lerin olayıdır. Tutup da bunu Osmanlı Hükümeti'ni kötülemek için kullanamazsınız. Bakın, uzun uzun anlatmak istemiyorum. Şu an bir yazı üzerinde çalışıyorum. Başlığı "Türkiye Cumhuriyeti'nin Temeli Kültürdür." Bu başlıkla www.milliyetciforum.com adresinde paylaştım. O başlığı takip ederseniz konu hakkındaki fikirlerimi daha iyi anlayabilirsiniz.

Son sözümü söyleyeyim artık, çok uzatıp başlığınızı çok fazla meşgul ettim. Osmanlı Hükümeti başarısız olup da devleti yıkmış değildir. Osmanlı Hükümeti devletin yıkılacağını anlayıp Ankara Hükümeti'ne katılmıştır. Bu insanları Osmanlı'nın yıkılışından sorumluymuş gibi gösteremezsiniz. Çünkü bana göre Osmanlı'nın yıkılışının en büyük sorumlusu Fatih Sultan Mehmed Han'dır.


Bence yanılıyorsunuz... Osmanlı Hükumetinin mebuslarından bir kısmı milli mücadeleyi desteklemek için Ankara Hükumetine katılmıştır, yalnız Osmanlı Hükumeti Kurtuluş Savaşına karşı çıkmıştır. Çok tartışılan bir mevzudur Vahdettin'in milli mücadele ile olan bağlantısı. Bu konuda da ben bir kitap öneriyorum size Turgut Özakman'ın "Vahdettin, Mustafa Kemal Ve Milli Mücadele" kitabı... Ve hatta bu konuda bir site de açmıştık buna da bakabilirsiniz; www.sultanvahdettin.tr.gg
Milli Mücadeleyi çarpıtarak Ulu Önderimiz ******'ün rolünden çalmak; "Türkiye'yi ****** değil Vahdettin kurtardı" demek için uydurulmuş bir çok palavra var! Vahdettin Milli Mücadele için para vermiş!? Adını verdiğim kitapta rahatlıkla bunun cevabına hemde matematiksel olarak ulaşabilirsiniz...

İstiklâl Marşının şair'i M.Akif Ersoy bir imamdır! Ayrıca ben Güneş Dil Teorisi'ni Osmanlı'yı kötülemek için değil, Türkiye Hükumetinin dil alanında yaptığı çalışmaları göstermek için örnek olarak verdim...

Ben de son söz olarak Osmanlı'nın yıkılışının sorumlusunun Fatih değil, Yavuz Selim olduğunu düşünüyorum... Bir düzeltme yapmak istiyorum ben "Türk genci kültürsüzdür" diyerek tüm Türk coğrafyasını değil bugünün Batı özentisi gençlerini "rock"cılarını "rap"cılarını "emo"cularını vb. safsatacıları kast ediyorum bu gençliğin bir ferdi olarak!

Başlığımız zaten tartışmak için açılmıştır ve yaptığınız yorumlar bizim amacımıza ulaşmış olduğumuzu gösteriyor... Biz beşeriyiz ve tabii olarak hata yapabiliriz, bu hataları da yardımınızla inşallah göreceğiz... Yorumlarınız için tüm kalbim ile teşekkür ederim, yorumlarınızın devamını bekliyorum Allah'ın izniyle... Allah'ın selamı üzerinize olsun!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.facebook.com/pages/Kursad-Bozkurt/287146740401?ref=ts
 

Her şey “Güllük, Gülistanlık”(!)

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Köşe Yazılarım :: Yazarlarımız :: Kürşad Bozkurt-